Lübbey

Lübbey, Bozdağlar Platosu üzerinde bulunan kuzey-güney yönlü oluk şekilli çukurluklardan Subatan ve Ayvacık yaylalarının batısında, Rahmanlar deresi vadisinde yer almaktadır (484 m). 1982 yılına kadar sakinleriyle yaşayan bu köy, bir kışlak olarak adlandırılırken, yaşamını kışın köyde yazın köye 8 km. mesafedeki yaylada sürdüren köylüler göç edip mevsimlik olarak yerleşirken, daha sonraları Lübbey Mahallesi’ni terk ederek yaylada (Çamyayla) devamlı bir yerleşim oluşturmuşlardır (Kut Görgün ve Yörür, 2016). Köyün yakın çevresinde Bebekler, Tosunlar, Suçıktı, Üzümlü, Ortaköy ve Günlüce köyleri bulunmaktadır. Göç nedenleri olarak yaylaya 1983’de elektriğin gelmesi, burada yapılan konutların daha konforlu olması ve tarlaların da burada bulunması rol oynamıştır.

Lübbey ’de ise birkaç hane yaşamaya devam etmektedir. Köyde yapıların terk edilmiş ve yıkılmak üzere olmasına rağmen topografyaya uyumlu lineer yerleşimi, doğayla uyumlu özgün dokusu ilgi çekmektedir. Lübbey, basında “Terk Edilmiş Kartal Yuvası”, “Efe ve Zeybeklerin Korunağı”, “Osmanlı Döneminde Eşkıya Sığınağı”, “Satılık Köy”,Hayalet Köy” gibi isimlerle anılmaktadır. Yönetmenliğini Özer Kesemen’in yaptığı “Lübbey’i Bekleyenler” belgesel filmi İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Tarihe Saygı/Yerel Koruma Ödülleri” kapsamında Tarihi Çevre ve Kültür Varlıklarını Koruma Dalında Katkı Kategorisi ödülü almıştır.

 Üzümlü Köyü’nden Lübbey yaylasına çıkarken “Manastır” denilen ören yerinin Bizans döneminden kalma olduğunu söylenmektedir. Ayrıca, Sardes ve Efes arasındaki erişim yolu üzerindeki Hypaipa, Lübbey yerleşiminin çok yakınında yer almaktadır. Lübbey ‘de, köy okulu harabe halinde yeniden canlanmayı beklemekte ve köyün şu an tek tescilli yapısı camisidir. Genellikle tek veya iki katlı olan yapılar dar ve eğimli taş sokak dokusuna uyumlu olarak konumlanmış, herhangi büyük bir taşıtın girmesine imkân vermemesi aynı zamanda köyün doğallığını kaybetmemesini sağlamaktadır (Kut Görgün ve Yörür, 2016)

Bir cevap yazın