Sarıyurt

Bayındıra 18 km uzaklıkta bulunan Sarıyurt köyü, asırlık çınarlar, yemyeşil ormanlar, eşsiz yaylalar denildiğinde ilk akla gelen köylerden biridir. Henüz köyün kurulduğu yerler bataklıkken Sam – Mary ( Meryem) adında, Müslüman olmayan sarışın bir Rum kadın köyde yaşamaya başlamış. Adını köyde yaşayan bu sarışın Rum kadından alan köye Cumhuriyet döneminde Sarıyurt adı verilmiş.

Dağ eteğine kulu olan köyün kuruluş yeri ve şimdiki yeri aynıdır. Köyün tam olarak ne zaman kurulduğu bilinmiyor fakat oldukça eski bir köy olduğunu Aydınoğlu beyliği zamanında bile var olduğundan anlayabiliyoruz. Köyün kurulduğu bu dağların Venedikliler zamanında çinko ve demir kaynağı için kullanıldığı söyleniyor. Günümüzde hala daha çinko ve kurşun madenleri elde edilebiliyor.

Eski tarihinin tüm güzelliklerini hala eskiden olduğu şekliyle yansıtan köyün içinde tarihi bir çeşme, su kuyusu, buğday taşı (değirmen taşı) ve köyün batısında da tarihi bir köprü bulunmaktadır. Hala köy içerisinde eski zamanlardan kalma bir çamaşırhane var. Köylü kadınlar halılarını çamaşırlarını bu çamaşırhanelerde yıkayabiliyorlar.

Köydeki geçim kaynağı çiftçilik ve hayvancılık. Köy arazisinin 80% i orman 20% si bahçe olarak kullanılıyor. En çok yetiştirilen ürünler zeytin, kiraz ve üzüm. Eskiden bir yapılan tahta kaşıkçılık hala daha devam etmekte.

Bir cevap yazın