Efelik Nedir?

Efe: Yiğit demektir, haksızlığa karşıdır, ezilenin yanındadır. Efe, soygunculuk için dağa çıkmaz, o bir haksızlığı ya da Yörük Ali gibi uğradığı hakareti cezalandırmak için ilk eylemini gerçekleştir, ya da Çakırcalı gibi, bir efenin oğlu olarak dünyaya gelir, “kurttan kurt doğar” mantığı ile yetiştirilir.

Efenin başı olduğu zeybek grubu belli bir hiyerarşi üzerine kurgulanır. Efenin emrinde kızanları, onların da altında zeybek geleneğine göre yetiştirilecek olan yamaklar ve ayıngacılar vardır.

Efelerin meskenleri dağlardır; ama şehirle ilişki zorunluluktur. Efeler emrindeki adamlarıyla birlikte, genellikle geceleri düze iner, belki yiyecek vb. ihtiyaçlarını karşılar, belki annesini veya karısını ziyaret eder ve yine asıl yaşamını sürdürdüğü yere, dağlara döner. Dağlardaki bütün efeler ve emrindekiler mevsimlere göre de düze inerek değişik yataklarda konaklar. Ortamda tehlike varsa büyük olasılıkla kılık değiştirirler. Ama bütün güvenliğin sağlandığı ortamlarda “gümüş bilezikli mavzerlerinin namlusu şimşek çakan”, “yüreği çatal” efelerin; körüklü çizmeleri, kolları pullu sırma cepkenleri, süslü başlıkları, gümüş saplı kamaları, son model silahları ve bütün ihtişamlı görüntüleriyle düze inerek, çevrede bir “gurur” tablosu yarattıklarını tahmin edebiliriz.

Efeliğin töresinde yoksulun malına el uzatılmaz, mazluma el sürülmez, yasadışı eylemler, çevre halkına zararı olduğu düşünülenlere karşı yapılır. Yani köylüyü sömürenin; evi, çiftliği vs. basılır, yolu kesilir, malı yağmalanır. Halka zulmeden vergi toplayıcıları cezalandırılır.

Batı Anadolu’nun “yüreği çatal” gerçek efeleri Milli Mücadelede TBMM hükümetinin çağrısına uyarak dağdan iner ve Kuva-yı Milliye örgütlenmesi içinde düzenli ordu saflarında görev alırlar. Batı Anadolu’da Rum eşkıyaların da bulunduğu Yunan ordusuyla savaşırlar. İzmir, Aydın ve Manisa çevresinin düşmandan temizlenmesinde gördükleri hizmetin anlamı çok büyüktür.

Bir cevap yazın